Cumartesi, Temmuz 20, 2024
Ana SayfaUncategorizedFilistin’e Yapılan İnsanlık Dışı Saldırılar ve Katledilen Siviller

Filistin’e Yapılan İnsanlık Dışı Saldırılar ve Katledilen Siviller

Endişeli bir şekilde son günlerde yaşananları izlemekteyiz.

Bir Yanlış Anlaşılma Var Galiba?

İşgal edilen Filistin topraklarında, self-determinasyon adı altında yüzlerce yıllık evlerinden zorla çıkartılan ve evlerinin anahtarlarını hâlâ koynunda delil olarak saklayan Filistin halkına karşı yapılan tecrit, zulüm kemiğe dayanmış, hem maddi hem de psikolojik işkencelerle, İsrail Hükümetinin Filistin halkına insan haklarına aykırı muamelelerinin pik yapması sonrası Hamas, artık Filistin halkına ait meşru müdafaa hakkını haklı ve hukuk çerçevesinde bir gerekçe ile kullanmış, İsrail Hükümetinden işgale uğrayan bir kısım toprağını da geri almıştır.

Birleşmiş Milletler, İsrail’in Filistinlilere yaptığı bu talanı, hukuken “işgal” olarak nitelendirmiş, Güvenlik Konseyinde de gerekli adımları Filistin’in mağdur olduğu konusunda tescillemiştir.

Filistin ve Müslüman halkın Mescidi Aksa’da maruz kaldığı zulümler, ibadet yerlerine asker postalları ile basmak ve insanlık tarihinin yüz karası olan sivil katliamları sahneleri dışında, bölgede yaşayan Hristiyanlara karşı da şiddet eylemlerine varıncaya kadar ibadet kısıtlamaları getirilmiş, din adamları itilip kakılarak “burada istenmedikleri” söylenmiş, sanki bir kanser hücresi gibi kendileri dışında hiçbir yaşam biçimine merhamet edilmemiştir.

Son yıllarda bebek bezi, kitap, ilaç ve gıda gibi birinci önceliği olan ihtiyaçlar bile,
İsrail Hükümetinin faşist anlayışıyla günler, aylar boyunca gümrüklerde keyfiyetle bekletilmiş, son kullanma tarihinin bitmesinin hemen ertesinde alınmasına müsaade edilen ilaçlar, engelli çocuklar için raporlar getirilmesine rağmen çocuğun ölmesi sonrası çıkışına izin verilen tekerlekli sandalyeler ve hâlâ standarda uymayan kirlilikte akan şehir suyu da dahil olmak üzere, bir çok sorunla uzun süredir yüzleşen Filistin halkı, bizlerden destek göreceğine tam tersine bazı kesimlerce daha hâlâ “topraklarını sattı” şeklinde yalan ve yanlış algılarla itham edilmektedir.

Hâlâ baba, dede, büyükanne yadigarı eski tapularını dahi saklayan ve yüzlerce yıllık evlerinden haksız yere çıkartılan, yurtlarından atılmaya çalışılan Filistinliler, bu toprakların asıl sahibi olmayan İsrailli işgalciler için ancak yurtlarından uzaklaştırıldığı takdirde bir tehdit olmaktan çıkacaktır.

Çünkü işgal, yani kuvvet zoru ile – cebren ele geçirme, ancak teslimiyet ile son bulur.

Nitekim Aksa Tufanı sonrası İsrail Hükümeti Savunma Bakanı Gallant, “Gazze tamamen ablukaya alınacak. Elektrik, yiyecek ve yakıt sağlanmayacak.” ifadelerini kullanarak, İsrail tarafından yapılmaya çalışılan şeyin bir “terör örgütüne ilişkin müdahale” olmadığı, tüm Filistin halkına yönelik olduğu ortadadır.

Son 48 saat içerisinde çocukların ve ibadet yerlerinin de olduğu yerleşkeleri rastgele bombalayan, yasak kimyasal bombalar kullanan İsrail Hükümeti, yavuz hırsız ev sahibini bastırıyor dedirtircesine hareket etmeye devam etmektedir.

Biz, Uluslararası Hukukçular Birliği olarak söz konusu Siyon işgalini asla tanımayacak, sivilk kayıplara ilişkin tarafların hassasiyet göstermesi gerektiğini savunacak ve Aksa Tufanı gibi meşru müdafaa içeren Filistin halkına ait müdahaleleri de hukuka uygun olarak nitelendireceğiz.

RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Most Popular

Recent Comments